Alt Tarafı Pasaport Yenileyeceğiz

Yıllar önce İzmir’de başıma gelen ve komik bir ifadeyle hikayeleştirdiğim Tapu macerasının bir benzerini yaşadım yakın zamanda. Anlatmadan edemeyeceğim.

Simgenin pasaportunun süresi Haziran’da bitiyor. Türkiye’ye gideriz, gidemeyiz, aksilik olur düşüncesiyle bu işi Amerika’da halletmeyi düşündüm. Biz Seattle’da yaşıyoruz ve Los Angeles başkonsolosluğuna bağlıyız. Pasaport ve diğer başvuruların kişisel olarak orada yapılması gerekiyor. Simge sömestr tatilinde babasıyla Los Angeles’da buluşmayı planladığı için bu güzel bir fırsat diye düşündüm. Ben gidemeyeceğim ama başvuru için gerekli belgeleri burada hazırlayabilir ve Simgeye verebilirim. Ne kadar zor olabilir ki?

Öncelikle epasaport başvurusu için gerekli belgelerin neler olduğuna baktım. Eskiden süre uzatmak için pasaport üzerinde yer olurdu, şimdi yongalı pasaportlar çıktığı için süresi bitince bütün işlemleri en baştan yapmak gerekiyor.

  • 2 fotoğraf: Costco’ya gidip çektirdik.
  • Nüfus cüzdanı aslı: Yanımızda
  • Eski pasaportu: Yanımızda
  • Benden dolayı yeşil pasaportu olduğu için, en son çalıştığım işyerinden kadro derecemi gösteren bir yazı: Hmm, bu yok ama arkadaşlara sorar çıkartırım.
  • Ben gidemeyeceğim için babasına vereceğim muvafakatname (bu kelimenin Türkçesi yok mu? Yazarken de söylerken de zorlanıyorum)
  • Ayrıca konsoloslukta verilecek form: Ehh bunu da Simgeler yapar artık.

Önce Akdeniz Üniversitesindeki bir arkadaşımı arıyor ve benim için böyle bir belge alıp alamayacağını soruyorum. Öğrenip bana mesaj atıyor. Personel servisine bir dilekçe yazmam gerektiğini ama bunu eposta ile göndermemin mümkün olmadığını, onun yerine fakslamam gerektiğini… Yıllardır faks göndermedim, kimse de istemedi. Telefon hatları aracılığı ile olduktan sonra faks yerine eposta ile göndermek kadar doğal ne olabilir? Tam o gün bununla ilgili bir fıkraya denk geldim, ne tesadüf. Kadın adamdan bir dokümanı fakslamasını isteyince adam burada faks yok diyor. Kadın soruyor, nerede yaşıyorsunuz? Adamın cevabı: 21. yy’da.

Bilgisayarda ve telefonumda faks gönderen bir uygulama arayışına giriyorum. Bir iki denemeden sonra faksı göndermeyi başardım. Aradan bir iki gün geçiyor ve arkadaşım Personel’den almış olduğu belgeyi tarayıp bana eposta ile yolluyor, ben de çıktısını alıyorum ve kızımın dosyasına ekliyorum.

Şimdi sırada Mu.. (Muvafakatname) belgesi var. Onunla ilgili noter onaylı kısmını atlamışım, sadece yazıp imza atıyorum ve bunun yeterli olacağını sanıyorum. (Buraya tekrar döneceğim çünkü en zor kısımlardan biri bu oldu)

İnternetten randevu isteğine geldi sıra. Bütün randevular merkezi sistemden yapılıyor. Formu dolduruyorum ve kızımla ilgili bilgileri giriyorum, bir taraftan içerden kızıma cevap yetiştirirken eposta adresindeki bir rakamı yanlış yazdığımı farkediyorum ama geç kaldım çünkü Enter’a basmış bulundum. Hiç onay penceresi çıkmadı ve düzenlemem için herhangi bir seçenek de yok. Eposta adresime gelen bağlantıyı tıklamazsam randevu başvurumun kabul edilmeyeceği açıklaması ekranda yanıp sönüyor. Aynı işlemi baştan yapmaya karar veriyorum, bilgileri tekrar giriyorum, bu sefer eposta adresini doğru yazdım. Enter’a bastığımda aynı kimlik numarası ile zaten giriş yapmış olduğum mesajı kibar bir şekilde karşıma çıkıyor. Kafamda hemen ikinci bir çözüm yolu araştırmaya başlıyorum. Simgeye sesleniyorum, en çabuk tarafından 1,5 döner.. En çabuk tarafından bir eposta hesabı açmasını istiyorum, demin yanlışlıkla girmiş olduğum isimle. Birkaç defa tazele düğmesine basarak gelen epostaları kontrol ediyorum ama ne gelen var ne giden.. Birkaç saat sonra onay için gelen postayı görünce ne kadar sevindiğimi anlatamam. Hemen tıklıyorum ama bağlantı açılmıyor. Bir kere daha, bir daha… Hayır, bir sorun var ve açılmamakta ısrar ediyor. Bir taraftan da bu sorunu ve ne yapmam gerektiğini web sayfasından ülke ve konsolosluk adını seçerek ilgililere yazıyorum uzun uzun. Bu işi bu gün yapmam mümkün gözükmüyor.

Ertesi sabah ilk işim tekrar denemek. Neyseki sorun çözülmüş ve sayfa açılıyor ama yanıtlamakta geç kaldığım için zaman aşımına uğramış ve randevum iptal edilmiş. Ayrıca dünkü soruma cevap da gelmiş. “Sayın Sezgin, hangi konsolosluğa başvurduğunuzu yazmamışsınız.. İyi günler. ” İyi ama zaten seçmiştim ve gayet ayrıntılı bir şekilde de sorunu anlatmıştım. Sakin olmaya çalışarak bir kere daha randevu talep formunu dolduruyorum, kontrol ediyorum, gözlük takıp kontrol ediyorum, büyüteçle bakıyorum. Herşey düzgün görünüyor. Randevu saati de gayet uygun, öğlenden sonra. Böylece uyanamadılar da gidemediler durumu da olmayacak.

Evet sanırım herşey tamam. Simgenin çantasına dosyayı koydum ve üzerine konsolosluk adresini, randevu tarih ve saatini de yazdım.

*****

Randevu günü Simge’den bir mesaj, “Anne biz randevuya geç kaldık, bir sorun olur mu?”. Eee, ne diyebilirim ki.. Neyseki Türk’ün dilinden Türk anlıyor, o kısımda bir sorun olmamış. Fakat benim şu Mu.. belgesini kabul etmemişler Noter onayı olmadığı için. Ayrıca her nedense Yeşil Pasaport da olamıyormuş (bunu anlayamadım çünkü gerekli belgelerin hepsini hazırlamıştım). Bir şekilde Simgenin babasını Genel pasaport alma konusunda ikna etmeyi başarmışlar. Bu da sadece 1 yıllık ve 114 dolarlık bir masraf karşılığında. Bu arada Mu.. mutlaka isteniyor, kaçış yok. Olmazsa olmaz, anahtar kelime Mu.. Simgelere hemen orada Mu.. formu hazırlıyorlar (bu bana yardım için, hazır form olursa benim baştan birşeyler yazmama gerek kalmayacak, sadece noter huzurunda imzalayacağım, o da onaylayacak) ve yapmam gerekenler listesini ellerine tutuşturuyorlar. Bu ayrı bir liste. Mu.. formu ile birlikte postaneden para çeki, pul yapıştırılmış ekspres posta zarfı, Simgenin eski pasaportu vs var bu listede.

Simge gelip bana Mu.. formunu verdikten sonra noterlik hizmetini UPS’in verdiğini öğrenip oraya gidiyoruz. Redmond şubesindeki kadın görevli formun İngilizce olmadığını ve hiç bir işlem yapmayacağını nazik(!) bir şekilde söyleyince bu işten vazgeçmem gerektiğini düşünüyorum. Oysa formun dili önemli değil, anlaması gerekmiyor ki. Sadece benim orada yazılı kişi olup olmadığım ve imzam önemli. Kös kös dönüyorum eve. Dediğim gibi vazgeçtim bu işten, Simge Türkiye’ye döndüğünde yapar artık. Unuttuğum birşey var, bu işi yapmak kadar vazgeçmek de kolay değil aslında. Çünkü Simge’nin nüfus cüzdanını alıkoymuşlar. (Almasam?? Onlar da kalsın)

Aradan birkaç gün geçti. Bu geçen birkaç günleri toplayınca çok gün oluyor tabi. Facebook’a bakarken Seattle’da yaşayan bir arkadaşın Los Angeles başkonsolosluğunda bir işi olduğunu görüyorum. Bu bir şans olabilir, hemen mesaj attım. Sağolsun ilgilendi ama daha önce telefon edip görevlilere söylemeliyim. Neyseki Simgeyi hatırlayan ve hatta Mu.. formunu hazırlayan bey ile görüşüyorum. Mu.. formunu onaylamadıklarını, bu yüzden uğraşmaktan vazgeçtiğimi, kızımın nüfüs cuzdanını mümkünse yanında bulunan arkadaşıma vermesini rica ediyorum. Bunun için bir dilekçe ile başvurmam gerektiğini söylüyor ama neyseki faks yerine eposta olabilecek. Hemen yazıyorum ve gönderiyorum. Bu arada arkadaşım da orada bir dilekçe yazıyor kendi adına. Biraz sonra bir mesaj.. Tekrar telefon etmem gerektiğini ve sorulacak bir iki şeyin daha olduğunu öğreniyorum.

Bu sefer, Simgenin kimlik bilgileri soruluyor, ben cevaplıyorum. Son olarak babasının da bir dilekçe yazıp bize eposta ile göndermesi gerek diyorlar.. Bu şu anda mümkün değil çünkü uçakta ve Türkiye’ye dönüyor. Oradaki arkadaşı zaten kaç saat oyalamış oldum. Ayrıca Simgenin velayeti bende. O zaman boşanma kağıtlarını gönderirsem iş çözülmüş olacak. Bunu da öngördüğüm için konuşma devam ederken diğer elim ve diğer telefonla belgelerin resmini (titretmeden) çekip hemen eposta ile gönderiyorum. Birkaç saniye sonra karşıdaki ses, bunların Türkçesi yok mu diye soruyor. Var ama nerede olduğunu bilmiyorum, burada hep İngilizcesi gerekti diyorum. Neyseki beni daha fazla yormak istemiyorlar ve kızımın nüfus cuzdanını arkadaşıma veriyorlar. Alamadığım pasaport işlemleri bitti diye çok seviniyor ve derin bir nefes alıyorum.